1. Gümrük Birliği ve Ortak Gümrük Tarifesi (OGT)
Türkiye’nin dış ticaret sistemi, büyük ölçüde Avrupa Birliği (AB) ile kurulan Gümrük Birliği çerçevesinde şekillenmektedir. Gümrük Birliği sistemi, üye devletler arasında ithalat ve ihracat vergilerinin ve bunlarla eş etkili vergi ve resimlerin tamamen kaldırılmasını ve yasaklanmasını zorunlu kılmaktadır. Taraflar arasındaki ticarette her türlü miktar kısıtlaması (kotalar) ve bu kısıtlamalarla eş etkili olabilecek idari tedbirler yasaklanmıştır. Kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması ile sanatsal, tarihi ve arkeolojik hazinelerin ya da sınai, fikri ve ticari mülkiyetin korunması gibi spesifik durumlarda istisnai kısıtlamalara gidilebilmektedir. Türkiye, Gümrük Birliği kapsamında üçüncü ülkelere yönelik ticaretinde AB’nin Ortak Gümrük Tarifesi’ne (OGT) uyum sağlamakla yükümlüdür. Tarım ürünleri ticareti kendine has bir rejime tabidir; işlenmemiş tarım ürünleri genel serbest dolaşım kapsamı dışındayken, işlenmiş tarım ürünlerinde sanayi payı vergiden muaf tutulup yalnızca “tarım payı” üzerinden ithalat vergisi uygulanmaktadır.
2. İlave Gümrük Vergileri (İGV) ve Muafiyet Kapsamındaki Ülkeler
Standart gümrük vergilerinin ötesinde, Türkiye’de yürütme organının yetkisine dayanılarak dış ticarete müdahale edebilmek amacıyla “İlave Gümrük Vergileri” (İGV) tahsil edilmektedir. İGV, Türkiye’nin ithalat rejiminin bir unsuru ve korumacı politikaların bir aracı olarak uygulanmaktadır. Türkiye’de ilk olarak 2011 yılında tekstil sektörüyle uygulanmaya başlanan bu ek vergiler, özellikle COVID-19 pandemisi döneminde binlerce ürünü kapsayacak şekilde genişletilmiş ve sıklıkla başvurulan bir mali araç haline gelmiştir. Uluslararası tedarik zincirleri için kritik olan coğrafi muafiyetler bulunmaktadır; A.TR dolaşım belgesi ile ithal edilen eşyalara (istisnai durumlar hariç) İlave Gümrük Vergisi yüzde sıfır (%0) oranında uygulanmaktadır. Bu sayede, AB üyesi 27 ülke ile yapılan ticarette ilave gümrük vergisi yükü doğmamaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ve çapraz kümülasyon sistemine dahil olan ülkelerden, menşe ispat belgeleri ibraz edilerek yapılan ithalatlarda da İGV uygulanmamaktadır. Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları çerçevesinde toplam 51 ülke, ilave gümrük vergilerinden muaf tutulmaktadır. “Ülkemizin hali hazırda 24 ülke ile (EFTA, Makedonya, Bosna ve Hersek, Filistin, Tunus, Fas, Mısır, Arnavutluk, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan, Şili, Morityus, Güney Kore, Malezya, Moldova, Faroe Adaları, Singapur, Kosova, Venezuela, Birleşik Krallık, BAE ve Katar) STA’ları yürürlüktedir. Öte yandan, Lübnan, Sudan ve Ukrayna STA’ları iç onay süreçlerinin tamamlanmasını müteakip yürürlüğe girecektir. Mevcut STA’ların güncellenmesi ve kapsamlarının genişletilmesi çerçevesinde, Sırbistan STA’nın güncellenmesine yönelik imzalanan Protokoller 1 Haziran 2019 tarihi itibarıyla, Türkiye-Bosna Hersek revize STA 1 Ağustos 2021, Türkiye-EFTA revize STA 1 Ekim 2021,Türkiye-Karadağ yeni Protokoller 1 Temmuz 2022 ve Türkiye-Malezya STA’nın güncellenmesine yönelik Protokol 1 Ağustos 2024 tarihlerinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, Gürcistan STA’sını genişleten Protokoller imzalanmış olup iç onay süreçlerini müteakip yürürlüğe gireceklerdir. “
3. İthalat Süreçlerinde Hukuki Güvenlik ve Öngörülebilirlik
Dış ticaret işlemlerinin tamamlanması uzun bir zaman dilimi gerektirdiğinden ve gümrük vergileri mülkiyet hakkıyla yakından ilişkili olduğundan, ticari kararların alınmasında hukuki güvenlik ilkesi temel bir dayanak oluşturur. Ticari işletmeler ithalat işlemlerine başlamadan önce, maliyet ve kârlılık hesaplamalarını işlem tarihindeki mevcut kanun ve düzenlemelere göre yapmaktadırlar. İthalat işleminde mallar yurt dışından satın alınıp gemiye yüklenerek yola çıktıktan sonra, ancak henüz Türkiye’ye ulaşmadan önce yeni bir ilave gümrük vergisinin yürürlüğe girmesi durumunda, bu yeni maliyetin derhal uygulanması hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Danıştay kararlarına göre, idarenin kişilere ek mali yükümlülük getiren düzenlemeleri derhal uygulamaya koyması yerine, kazanılmış hakları ve haklı beklentileri korumak adına geçiş hükümleri (erteleme süreleri) öngörmesi gerekmektedir. Böylesi ani bir mevzuat değişikliğiyle ve beklenmedik bir vergi artışıyla karşılaşan ithalatçılar, eşyanın gümrükten çekilebilmesi için ilgili vergiyi ihtirazi kayıt koyarak ödeyebilir ve ardından tahsil edilen tutarın iadesi talebiyle idari yargıda iptal davası açabilirler.
4. Fikri, Sınai ve Ticari Mülkiyet Haklarının Gümrüklerde Korunması
Türkiye gümrüklerinde, sahte veya korsan ürünlerin ülkeye girişini engellemek amacıyla, uluslararası anlaşmalarla (özellikle TRIPS sözleşmesi) uyumlu, güçlü koruma mekanizmaları bulunmaktadır. Yabancı bir hak sahibinin tescilli markasına, patentine, telif hakkına, endüstriyel tasarımına veya coğrafi işaretine tecavüz eder mahiyetteki eşyaların gümrük işlemleri, bizzat hak sahibinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından geçici olarak durdurulabilmektedir. Gümrük idaresi tarafından verilen durdurma kararının hak sahibine tebliğ edilmesini izleyen on (10) gün içerisinde, hak sahibinin yetkili mahkemede esas hakkında dava açması veya mahkemeden tedbir niteliğinde bir karar alması şarttır. Yasal süre içerisinde dava açılır ve fikri mülkiyet ihlali tespit edilirse, söz konusu sahte eşyalar mahkeme kararı doğrultusunda imha edilebilir veya asli nitelikleri değiştirilerek satışı suretiyle tasfiye edilebilir.